‘Cam Tavanlar’…
İlk kez 1978’de Marilyn Loden tarafından bir konferansta özellikle kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle, iş yerinde yükselmelerinin engellenmesini anlatmak için kullanılan bir benzetme olan ‘Cam Tavanlar’ tabiri o günden bu güne kadar küresel çapta kullanılıyor.
‘Cam Tavanlar’ benzetmesi bugünden itibaren her çarşamba günü saat 20’de SHOW TV‘de Ojo Pictures imzasıyla yayınlanacak olan aynı adlı diziye ilham oldu.

Meriç Acemi’nin senaryosunu yazdığı, Fehmi Öztürk’ün yönettiği ‘Cam Tavanlar’da başrolleri paylaşan Bensu Soral ile Kubilay Aka‘ya Hatice Aslan, Utku Ateş, Ahmet Melih Yılmaz, Beril Kayar, Ayten Soykök, Mehmet Bilge Aslan, Şifanur Gül, Alper Kut, Aziz Caner İnan, Gizem Erdem, İsmail Karagöz, Şehnaz Bölen Taftalı ve Cevdet Arıcılar eşlik ediyor.

İş hayatında bulunduğu konuma ulaşabilmek için büyük çaba ve zorlu mücadeleler veren ‘Leyla’ ile sırf erkek olduğu için hayatta her şey kendisine altın tepside sunulmuş ‘Cem’..
İzleyicileri ekran başına kilitleyecek büyük rekabet…
“Senle ben, aynı gökyüzüne bakıyoruz ama benim yıldızlarla aramda cam tavanlar var.”

Bensu Soral, Kubilay Aka, Hatice Aslan, Ahmet Melih Yılmaz, Utku Ateş ve Beril Kayar, ‘Cam Tavanlar’ı Habertürk‘e anlattı.

BENSU SORAL (LEYLA)

‘Cam Tavanlar’ın kelime anlamını diziden önce biliyor muydunuz? Dizinin adıyla birlikte senaryosunu okuduğunuzda ilk neler hissettiniz?
Kelime anlamını daha önce bilmiyordum ama çevremde bunun anlamını bilen insanlar vardı ve hepsinin ortak özelliği ABD’de yaşamış olmalarıydı. Bu tabir, özellikle ABD’de çok yaygınmış. Dizinin adının anlamını öğrendikten sonra senaryo daha da anlamlı geldi ve bu beni çok heyecanlandırdı.

İş dünyasının her alanında kadınların erkeklere oranla daha fazla mobbinge maruz kaldığını ya da bu dizide olduğu gibi hak ettiği mevkiye kendisi yerine bir erkeğin getirildiğini veya sırf erkek olduğu için daha iyi şartlar sunulduğunu görüyoruz. Siz bu konuda kendi tecrübelerinize dayanarak neler söylemek istersiniz?
Bu durum maalesef gerçek, dünyanın her yerinde bu farkı açıkça görebiliyoruz. Ama ben her geçen gün farkındalığın arttığına ve bu durumun ‘eşitlik’e daha da yaklaştığına inanıyorum. Her gelen yeni neslin bir öncekinden yüksek farkındalıkta olduğunu düşünüyorum ve bu da bana umut veriyor.

‘Cam Tavanlar’, romantik ve eğlenceli bir dile sahip olduğu kadar içinde ilham verecek pek çok unsuru da barındırıyor. Sizce dizi, verdiği mesajlarla en çok hangi konularda ilham verecek ve farkındalık yaratacak?
Bence ana konumuz olan iş dünyasındaki kadın / erkek olma farkı arasındaki eşitsizlikle ilgili farkındalığı ciddi anlamda kuvvetlendirecek bir dizi.  

KUBİLAY AKA (CEM)

4 yıl süren ‘Çukur’un ardından izleyici bu kez sizi bambaşka bir karakterde izleyecek. Yeni heyecan ve yepyeni bir başlangıç sizin için. ‘Cam Tavanlar’da ve ‘Cem’ karakterinde sizi en çok çeken nokta ne oldu?
Cam tavanların yalnızca bir dizi adı değil de gerçek hayatta var olan bir terim olması önceliğim oldu açıkçası. Cam tavanlar kadınların iş hayatında karşılaştığı birçok sorun ve engeli ifade ediyor. Dizimizde de Bensu’nun (Soral) canlandırdığı karakter ‘Leyla’ başta olmak üzere iş hayatında başarıya ulaşmaya çalışan kadınların mücadelelerini izleyeceğiz. Benim canlandırdığım ‘Cem’ karakteri de bu mücadeleye kayıtsız kalmayacak ve ‘Leyla’ya destek olacak. Farkındalık yaratabileceğimiz bir konu olması gurur verici.

Cam tavanların kelime anlamıyla her sektörde çok sık karşılaşılıyor maalesef. Bir erkek olarak siz bu ayrımcılığı nasıl yorumluyorsunuz? Bu dizi bu konudaki tutumuyla izleyenlerin algısında bir değişiklik yaratır mı sizce?
Dediğim gibi farkındalık yaratabileceğimizi düşünüyorum açıkçası. Kimsenin görmediği, duymadığı bir durum olduğunu da düşünmüyorum ayrıca. Belki ‘Cam Tavanlar’ı izleyince tanım olarak içi dolacak, netleşecektir insanların kafasında, bu ayrımcılık görünür hale gelecektir. 

İş dünyasında kadına yapılan mobbing ve haksızlıklar dışında izleyiciyi bu dizide neler bekliyor?
‘Cam Tavanlar’ın temel konusu bu olsa da içinde aile ilişkileri, arkadaşlık ilişkileri, iş ilişkileri ve aşk da olacak. ‘Leyla’ ve ‘Cem’ karakterlerinin zaman içerisinde ne kadar geliştiklerini, birbirlerine destek olduklarını göreceğiz. Kendi içlerinde kırılacak, hayata daha bağlı bireyler olacaklar belki de zamanla. Tüm ilişkiler evrilip büyüyecek. Sıcak, gerçek, samimi bir proje bu. Umarım bizim hissettiklerimizi izleyicimiz de hisseder ve bizi kucaklar.

HATİCE ASLAN (SÜREYYA)

‘Cam Tavanlar’ın ilk bölümünde sizi göremeyeceğiz; o nedenle ‘Süreyya’ ile tanışacağımız 2’nci bölümde bizi nasıl bir karakter bekliyor? Dizi için imajınızda da büyük bir değişiklik yaptınız; bu değişiklik rolünüze neler katacak?
Oynadığım sinema filmi, dizi veya tiyatro oyunlarında yönetmenimle beraber karakterin oluşumuna karar veriyoruz. Benim için iç veya dış fark etmiyor çünkü hepsi birlikte yürüyen unsurlar. Rolümün gereğini yapmaya çalışıyorum. Ancak ‘Süreyya’ için sarışın olmam benim açımdan da yenileyici bir değişiklik oldu.

Bir röportajınızda müziğe daha çok ağırlık vereceğinizi söylemiştiniz. Bu anlamda ‘Cam Tavanlar’, sizi hangi özellikleriyle yakaladı?
Açıkçası bu dizide ağır bir dramın olmaması beni kendine çekti. Keza silahların olmamasının da beni yakalayan özelliklerin arasında olduğunu söyleyebilirim çünkü çok fazla dizide görüyoruz ve kişisel olarak çok da tasvip ettiğim bir şey değil silahın bu denli kullanımı.

‘Cam Tavanlar’ın size göre vereceği en güçlü mesaj nedir?
“Doğru çalışan kazanır. Cinsiyetlerin önemi yoktur. Kadın – erkek ayrımı yerine dürüst bir insan olarak çalışan kazanır.”

UTKU ATEŞ (İSKENDER)

‘Cam Tavanlar’da sizi mutfakta hünerlerinizi fazlasıyla sergilerken göreceğiz. Peki, gerçek hayatta mutfakla aranız nasıl? Hangi yemek için kapınızda küçük bir kuyruk oluşabilir?
Aslında gündelik hayatımda abur – cubur yemek dışında mutfağa girmişliğim pek yoktu fakat ‘Cam Tavanlar’ ile beraber evimin en çok vakit geçirmeye başladığım yeri mutfağım oldu diyebilirim. Oyunculuk performansının yanında şef olarak mutfakta çeşitli yemek yapma hünerlerinin sergilenecek olması bana fazlasıyla heyecan veriyor ve benim için kariyer anlamında yeni bir challenge oluşturuyor. Özellikle dizideki mutfak sahnelerinde bir yandan karakterin tavrını anlamaya çalışırken diğer yandan da şeflik tarafıyla ilgilenip mesleki birikim oluşturmaya çalıştığım için çift katmanlı bir çalışma gerçekleştirmem gerekiyor ve bu durum bana yeni şeyler deneme fırsatı sunuyor. Bundan dolayı bu proje benim için öncekilerden ayrılıp çok daha özel bir hal alıyor. Bu arada proje öncesine kadar mutfağa pek girmiyorum dediysem de yine de birkaç küçük kendime özel tarifim vardır ama kapımın önünde kuyruk oluşturmak için menümdeki en büyük adayım fırında patates ve kekikli somonum.

‘Cam Tavanlar’ın kelime anlamı oldukça manalı. Proje size gelmeden önce kelime anlamını biliyor muydunuz? Güçlü bir kadın hikayesinde var olmak size neler hissettiriyor?
Cam tavanların kelime anlamını üzülerek söylüyorum ki projeden önce bilmiyordum ve bundan dolayı önce biraz mahcup oldum. Fakat daha sonra araştırdıkça içinde yer aldığım projenin başta ismi olmak üzere anlattığı hikaye ve amacı itibariyle ne kadar önemli olduğunu daha net anladım. Güçlü bir kadın hikayesinde yer almak ve birçok farklı kitleye zorluklarla ve çifte standartla mücadele eden bir insanın neler başarabileceğini ve bunları başardığı sırada karşılaştığı zorlukları anlatıp projemizin bu kitlelerin içinden de benzer zorlukları yaşayan birçok insanın yalnız olmadığını hissettirmesini sağlamak benim adıma gerçekten gurur verici olacak.

Dizide ‘Leyla’ karakteri ile canlandırdığınız karakter ‘İskender’in dostluğu izleyicinin içini ısıtacak. Onların bu dostluğunun sizi en etkileyen yanları neler?
Dizide ‘Leyla’ karakterinin çocukluktan beri çok zor bir hayat sürüp şu anda geldiği noktaya karşısına birçok engel çıkmasına rağmen zekası, cesareti ve pes etmeyişiyle geldiğini görüyoruz. Bu süreçte de iş hayatına başladığı andan günümüze kadar olan bölümde ‘İskender’ karakteri onun bu girişim serüveni boyunca yaşadığı her türlü olumlu veya olumsuz gelişmede onun yanında olarak ona destek oluyor. İşletmeleri adına gerek menülerinde gerek sunum tarzlarında beraber geliştirdikleri birçok farklılık ve yenilik var. Fakat bir noktadan sonra işler biraz değişmeye başlıyor deyip daha fazla spoiler vermeden konuyu bitireyim.

AHMET MELİH YILMAZ (ŞİNASİ)

‘Cam Tavanlar’ın senaryosunu okuduğunuzda canlandırdığınız karakter Şinasi’nin en cezbeden özelliği ne oldu?
‘Şinasi’ oynaması aşırı zevkli bir rol. Olaylara verdiği tepkiler ve duygularını yoğun yaşaması oyuncu olarak beni uçuruyor. Ve bu özgürlükte uçmayı seviyorum. Bin çeşit manyaktan biri tabii. Şahsına münhasır, o “az olan kıymetlilerden.”

Dizi, erkekler dünyasında cam tavanı kırmaya ve var olmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatıyor aslında. Bu anlamda projeyi, benzer işlerden ayıran en önemli yanları neler sizce?
Aslında zaten var olan kadınların, “Biz her şeyin üstesinden gelebiliriz, bir yol verin beyler” tavrı, projedeki kadınların gücüne güç katıyor. Ve bizim kadınlarımız acayip renkli karakterler, hepsinin ayrı bir tonu ve duruşu var. Oynarken bile izlemesi ‘güzeller.’

‘Cam Tavanlar’ı içindeki tüm karakterleriyle ve anlattığı hikayeyle bir yemekle özdeşleştirecek olsanız bu ne olurdu? Nedeniyle birlikte açıklayabilir misiniz?
Aklıma aşure geldi. Çünkü baktığımızda sadece çikolatadan değil, acaba karışık baklagillerden de tatlı olur mu sorusuna, “O dayanışma ruhuyla mis gibi de olur!” dedirtiyor.

BERİL KAYAR (AYLİN)

‘Cam Tavanlar’ın duygu durumu en karışık karakteri ‘Aylin’e hayat veriyorsunuz. Siz onu nasıl anlatırsınız?
‘Aylin’, duygularını siyah beyaz yaşayan, hesapsız, ritmi yüksek, kestirilemeyen ve keşfetmek için çok heyecanlandığım bir karakter.

‘Aylin’in duygu durumları yaptığı yemeklere de yansıyor. Peki, mutluluğun ve üzüntünün yemek açısından yansımaları sizde nedir?
Yemek insanın duyularına ve duygu durumuna anında nüfuz eden, çok güçlü bir etken. Hayal kırıklığı yaratan ya da kötü pişmiş bir yemek beni saatlerce mutsuz hissettirebilir. İyi bir yemekse can sıkıntımı anında söküp alabilir.

‘Cam Tavanlar’, içi ısıtacak eğlenceli bir hikâyeye sahip olduğu kadar pek çok anlamlı mesaj da verecek. Size göre dizinin en anlamlı, ilham verici yanları nedir?

Kadın karakterlerin varoluşlarını ve verdikleri mücadeleyi edilgen olmayan bir yerden ve ajite etmeden kurması çok değerli. Genelde alışık olduğumuz üzere kadınların hemcinsleriyle ilişkisini amiyane tabirle fitne fesat ve karşı cins üzerinden kurmaması da hikâyeyi güçlü ve ilham verici kılıyor.

I. Bölüm Özeti…
Kadınların merdivenleri tek tek tırmandığı, erkeklerin ise asansörle dümdüz yukarı çıktığı bir dünyadayız. Bu dünyanın tam ortasında, azimli, çalışkan, güçlü bir kadın; ‘Leyla’… Dişiyle tırnağıyla kurduğu restoran zincirinin CEO’su…
Erkekler dünyasında bir kadın olarak varlığını korumaya çalışan ‘Leyla’, restoranda ansızın patlak veren bir yangının sonuçlarıyla mücadele etmeye başlıyor fakat devasa bir problemin adım adım yaklaştığından henüz habersiz…
‘Leyla’ ve başarılı bir yönetici olan ‘Cem Kumcu’nun yollarının kesişmesi, ikili arasında kolay kolay sönmeyecek bir yangın başlatıyor. Alevler yükseldikçe mücadele, rekabet, çekişme ve aşk harlanacak; ikili kendilerini büyük bir savaşın içinde bulacak. Bakalım bu savaşın bir galibi olacak mı?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir